Stres kırığı kemikler üzerine tekrarlayan travmaların ve aşırı yüklenmeler sonrasında oluşan küçük çatlamalar ve mikro kırıklara verilen addır. Burada normalde karşılaştığımız düşme, trafik kazaları gibi ya da ayak bileği burkulması esnasında oluşan akut kırıklara göre ani gelen büyük bir enerjiden ziyade kemik üzerine belli derecede fazladan gelen ama uzun süreli ve tekrarlayıcı bir yüklenme sonucunda ortaya çıkan kırıklardır.
Stres kırıkları genellikle vücudun alt tarafında yani bacaklar, kalça, diz, kaval kemikleri ve ayak bölgesinde sık görülür. Özellikle tarak kemikleri koşulardan en sık etkilenen bölgelerdir. Yine kaval kemiği ve yanındaki kamış kemiği dediğimiz fibulada da stres kırıkları oluşabilir. Özellikle zıplanarak ve sert zeminde sıçramalar sonrasında topuk bölgesinde kırıklar olabilir. Nadir olarak da kalça eklemi ve omurgada stres kırığı meydana gelebilir.
Sporcularda stres kırığı neden daha sık görülür?
Sporcular da özellikle uzun mesafe koşan atletlerde, dansçılarda ve basketbolcularda özellikle antrenman sayılarında ve sürelerinde orantısız artışlar sonrasında stres kırıkları ortaya çıkmaktadır. Bu oluşan kırıklar sonrası ortaya çıkan ağrıya bağlı olarak sporcunun yeterli dinlenmeyi göstermeden tekrar bu aktivitelere dönmesi stres kırığında iyileşme süresinin uzamasına sebep olabilir. Yine hatalı zeminlerde uygunsuz ayakkabılarla yapılan sportif aktiviteler, beslenme ve yetersiz kalori alımı da sporcularda stres kırığını tetikler. Özellikle kadın sporcularda düşük enerji alımı ve düşük kemik yoğunluğu ve düzensiz adetler sebebiyle stres kırığı oluşabilir.
Stres kırığı oluştuğu zaman o bölgede özellikle aktivite ile artan bir ağrı meydana gelir ve muayenede yine kırığın olduğu bölgede bir hassasiyet ödem ve şişlik vardır. Bazı hastalarda bu kırıkların olduğu bölgelerde yoğun ödeme bağlı özellikle istirahatte artan ya da gece uykudan uyandıran ağrılar olabilir.
Stres kırığı tanısı genellikle muayene ve öykü alımıyla net olarak konulmaktadır. Direkt grafilerde yani röntgen filmlerinde ilk iki haftada kırığı görmek genellikle mümkün değildir. Ancak iyileşme başladıktan sonra kaynama dokusu gözle görülür hale geldikten sonra röntgende kırık hattı fark edilir hale gelir. Stres kırığı tanısı koymada bugün için en güvenilir yöntem erken dönemde çekilen MR filmleridir. MR filminde kemik iliği ödemi ve çatlaklar net bir şekilde görülebilmektedir.
Stres kırıklarının tedavisi ve spora dönüş süreci nasıl olmaktadır?
Stres kırıkların büyük bir kısmı aslında cerrahi tedavi gerektirmez. Genellikle yüksek aktivite düzeyinin ve kemiğe gelen travmaların azaltılmasıyla ağrılardan ve kırıktan kurtulmak mümkündür. Özellikle yüksek aktiviteli sportif faaliyetler tamamen durdurulur. Bu kırığın olduğu bölgede yüklenmeden kaçınılması gerekmektedir. Bu amaçla bir takım ortopedik destek tedavileri yürüme botları gibi, özel tabanlıklar gibi ya da atel/alçı uygulamaları, ilaveten koltuk değneği ya da yürüteç kullanılarak kemik üzerinden yükün alınması gibi yükten koruyucu tedaviler eklenir. Aynı zamanda ağrının ve ödemin giderilmesi amacıyla bu bölgeye soğuk uygulaması yani buz uygulaması, bacağın elevasyonu yani yükseğe kaldırılarak ödemin azaltılması, yine iyileştirmeyi hızlandırmak içinde D vitamini ve kalsiyum takviyeleri yapılabilir. Ancak özellikle şiddetli ağrının eşlik ettiği, omurga bölgesi stres kırığına bağlı olarak çökme kırığı oluşmasını engellemek ve kalça bölgesi stres kırıklarında ise kırık uçlarının birbirinden ayrılmasını önlemek amacıyla koruyucu cerrahi tedaviler uygulanabilir.
Hafif ödem ve çatlağın eşlik ettiği stres kırıkları genellikle altı hafta içerisinde iyileşirken, özellikle kalça bölgesi ve omurgadaki kırıklar daha uzun süre yani 12 haftayı bulan bir iyileşme süreci gerektirebilirler. Hastanın kırık iyileşmesinden sonra tamamen ağrısız geçirdiği yaklaşık bir hafta on günlük süreç oluşmadan spora dönüşüne müsaade edilmez. Spora başlarken de özellikle alt ekstremite kırığı olan hastalarda başlangıçta o bölgeye yük gelmesine neden olmayacak yüzme, su içerisinde yürüme ya da bisikletle kondisyon egzersizlerine başlanır. Daha sonra kontrollü bir şekilde yine ağrının olmadığı görüldükten sonra hafif tempolu koşular eklenebilir. Bundan sonraki 1,5-2 haftalık süreç sonrasında yavaş yavaş tempo arttırılarak yaptığı spora özgü kondisyon ve kontrollü antrenmanlara dönüşü sağlanır.
Stres kırıklarında dışarıdan uygulanacak yine ağrıyı iyi gelecek Kapsaisin içeren ve kanlanmayı arttıran bitkisel kökenli kremler kullanılabilir. Ancak bilinmesi gereken en önemli nokta stres kırığı olduğu zaman bu kırığa sebep olan aktivitenin azaltılmasıdır. Özellikle ayak tarak bölgesindeki kırıklarda gün içerisinde mecburi olan yürümeler esnasında bile yüklenmenin oluşturulması kırık kaynamasını geciktirecektir. Bu sebeple bu dönemde mümkün olduğu kadar az yük verilmesi ve istirahat konusunun ciddiye alınması önem arz etmektedir.










